Soclete Adaları’nın yerlileri, kimi savaş ve barış, kimisi tanrılarla in­sanlar arasında aracılar olarak, diğerleri sağaltım amacıyla kullanılan birçok tanrıya taparlar. Kimisi belli bir yer veya yöreye yahut meslekle­re mahsustur. Hatta oyunları, güreş, dans ve okçuluğu bile tanrılar yö­netirler, oyunlardan hem önce, hem sonra takdimeler sunulur. Dep­remlerin özel bir tanrının hükümranlığı altında olduğuna inanılır. Balık­lar ve kuşlar da tanrıları arasındadır. Kaplumbağalara her zaman kut­sal varlıklar nazarıyla bakılır, tapınağın civarındaki kutsal ateşle temiz­lenerek bir parçası her zaman oradaki puta sunulur. Belli farklılıklarla da olsa, ölmüş kabile şefleri ve yakınlarının ruhlarına da tapınılır. Her seçkin ruh bir heykel veya benzeri bir şeyle ululanır, etkisini bununla gösterdiğine inanılır. Bu heykeller Maraes’de, kazıklar üzerinde yerden yükselen evlerde muhafaza edilir. Tanrıların insanları, rahipler vasıta­sıyla ulaştırılan buyruklara olası itaatsizliğin intikamını almaya hazır va­ziyette, kıskanç bir şekilde seyrettiğine inanılır. Her felaket tanrıların öfkesine bağlanır. Her hastalığın tabuya karşı bir itaatsizlik veya cü­rümden doğduğuna ya da onların imhasını sağlamak için bir düşmanın sunduğu takdimeden kaynaklandığına inanılır.

 

Tahitililer ölümden sonraki hayata dair belirsiz bir fikre sahiptirler. Ruhun başka ruhlarca ele geçirilip, karanlıkta kalmaya mahkûm edil­dikten sonra genellikle tanrılar tarafından yavaş yavaş yenildiklerini dü­şünürler. Bununla beraber bazıları yenmez, tanrılaşmış ruhlar olarak tanrılarla birlikte yaşarlar. Belli bir dağa yakın tasavvur edebildikleri ka­dar güzel bir cennet hayal ederler, ancak anlaşıldığı kadarıyla bu cen­neti sadece iyilere tahsis etmezler veya bu dünyadaki fiillerin ölümden sonraki hayatı etkileyeceğini düşünmezler. Bir kabile şefinin iyileşme­si için tekrarlanan sunulardan sonra, şayet Tanrı hâlâ etkisini göster­meyi reddediyorsa, Tahitililer temsili puta lanet okuyarak onu tapınâktan kovarlar ve kendilerine daha lütufkar davranacağını düşündükleri başka bir tanrıyı seçerler, bu durum onların-uzaktaki diğer halklarla or­tak özelliğidir.

 

Tahiti’de babadan oğula geçen rahiplik büyük bir güce sahiptir ve kral kimi zaman baş rahip ve mücessem (bedenlenmiş) tanrıdır. Baş tanrı Oro’ya tapınmaları sık sık İnsan kurbanlara sahne olur, özellikle savaşa girmeden önce bu kurbanlar sunulur. Dini merasimler hayatın belli başlı sahneleriyle bağıntılı olarak yapılır ve rahipler görevleri İçin önemli sunular kabul ederler. Tahitilerin maraesi İbadet için olduğu kadar gömülme için de kullanılır. Cenaze törenleri birçok bakımdan Mr. Gill’in tasvir ettiklerine benzerlik arzeder.

tahiti-2 tahiti-3 tahiti-4 tahiti-5 tahiti-6 tahiti-7 tahiti-8