Mr. Marsden, Rejangların hiçbir ibadet biçimine sahip olmadıklarına tanık olmuştur, bununla beraber kendilerini iyi veya kötüye sevkettiklerine inandıkları, duruma göre görünür veya görünmez, belirsiz biçimde bir yüce varlık fikrine sahiptirler. Sumatralılar genellikle atalarının mezarlarına saygı gösterirler; fakat onların bir suretine sahip değillerdir. Kaplanların ölü­lerin ruhlarına hulül ettiklerine inanırlar. Battaların dünyayı yöneten üç tanrısı vardır, bunlardan ilki, bütün insanlığın babası gökte, İkincisi ha­vada, üçüncüsü yeryüzünde hükümrandır. Fakat bunların dışında ka­lan daha küçük tanrıları yeryüzündeki nesneler ya da hadiseler kadar çoktur. Ayrıca sayıları dört olan, dört dağda barınan ve buradan kötü­lüklerini dört bir tarafa yayan kötü ruhlara da inanırlar. Deliliğin nedenini söz konusu kişiyi kötü bir ruhun ele geçirmesine bağlarlar, bu kötü ruhu akli dengesini yitirmiş kişiyi ateşe verdikleri bir kulübeye -orada onu kaderine terk edip kaçıp kurtulabilir ya da bunu beceremeyerek yanabilir-kapatarak uzaklaşmaya çalışırlar.

 

Battaların uğurlu ve uğursuz günleri önceden haber vermekle, kur­ban sunmakla, cenaze törenlerini icra etmekle, ant ya da yeminleri ida­re etmekle uğraşan bir tür rahipleri vardır. Bunlar tanrılara, at, bufalo, keçi, domuz, tavuk, “ya da büyücü o gün en fazla neyi yemeyi arzu edi­yorsa” o hayvanı kurban ederler. Ant yahut yeminler tercihen, en kutsal yer olarak kabul edilen ataların gömülme yerinde yapılır. Eski, pas­lı bir kris , kırık bir silahj namlusu ya da değerli olan herhangi eski bir şey ile, bunları yemin eden kişinin içtiği suya daldırmak suretiyle ye­min ederler. Gerek Cavalılar gerekse Sumatralılar ölülerini beklerler ve kabile liderleri için cenaze merasimlerini uzatırlar.