İlk kompleks toplum ve kültür MÖ 1200 dolaylarında Körfez sahilindeki tropik ovalarda ortaya çıkıp 800 yıl kadar sürdü ve Olmek olarak bilinir. Gerçi bu, İspanyolların fethi esnasında o yörede yaşayan insanların adıdır. Çok eski bir toplumun parçası olan bu insanların adı bilinmiyor. Bununla birlikte, ardından gelen tüm Mezo Amerika uygarlıklarının birçok özelliği üzerinde önemli bir etkileri olacaktı. Bu bölgedeki erken gelişmeler, toprak bereketli ve yağış bol olduğu (yılda 300 cm’den çok) için yılda iki kez mısır ürünü alınmasından, böylece elit tabakayı beslemek için büyük bir tarımsal artı ürün elde edilmesinden kaynaklanıyordu. Olmeklerden günümüze kalan belki en dikkat çekici şeyler, alışılmadık yüzleri ve başka herhangi bir Amerika uygarlığında bilinmeyen abartılı kalın dudakları olan, taştan yontulmuş 2,5 metreden daha yüksek devasa kafalardır. Bunlar üç boyutludur, her yönden görülmek üzere tasarlanmışlardır ve ağırlıkları 40-50 ton arasındadır.

olmek1

En yakın taşocağı 130 kilometreden daha uzaktı ve taşlar tören merkezlerine nehir yoluyla gerilmiş olmalı. ilk Olmek yerleşmesi —San Lorenzo— yıkılmadan önce yaklaşık 250 yıl parlak günler yaşamıştı. Bu taç tören kafaları düz bir hat halinde dikkatle gömülmüş olmalarına rağmen bazıları yakındaki dar ve derin dere yatağına atılmışlardı.Tam olarak ne olduğu ve bu büyük tören yerinin niye bu şekilde terk edildiği bilinmiyor. Bu yerleşmenin yerini, neredeyse hemen, bir adadaki daha büyük bir yer olan La Venta almıştı. La Venta’da büyük tören kafalarının yanı sıra 128 metre uzunluğunda ve 73 metre eninde bir zemininin üzerinde 33 metre yüksekliğinde rengarenk boyanmış dev gibi bir kil piramit bulunur.

la-venta-kil-piramit

Bunun bir mezar höyüğü olup olmadığı bilinmiyor, ancak yakında daha başka uzun ve alçak höyükler bulunur ve hepsi, 2 metre yüksekliğinde bazalt sütunların çevrelediği devasa bir meydanın parçasıdır.

olmekler

Bu büyük tören alanında ne olup bittiği bilinmiyor. MÖ 400 dolaylannda tahrip edilmiş ve kafaların neredeyse hepsi kırılmıştı. Olmek topraklarInda, La Venta’nın yaklaşık 160 kilometre kuzeybatısında, 50’den fazla toprak höyüğün yer aldığı Tres Zapotes gibi daha küçük başka tören yerleri de bulunur.

MÖ 1200-400 arasındaki dönem süresince Olmek etkisi Mezo Amerika’nın büyük bölümüne, önce Oaxaca vadisine, sonra Meksika vadisine ve nihayet Guatemala’nın Pasifik sahiline bile yayıldı. Bu temasların bazıları yeşim gibi seçkin maddelerin ticaretine yönelikti ve kilit bölgelerde muhtemelen birçok Olmek ticaret kolonisi vardı. Olmekler barışçı bir toplum değildi. Anıtlarda, elit tabakanın Olmek toplumunu kontrol altında tutma yönteminin bir parçası olabilecek sayısız savaş ve fetih sahnesi görülür. Okuryazar değillerdi ve kimi nesnelere bazıları daha sonra Mayaların kullandıklarının ataları olabilecek hiyeroglifler kazınmış gibi görünse de, tam anlamıyla gelişmiş bir yazıları bulunmadı.

maya-takvimi

Bununla birlikte, Olmeklerin devamında gelen tüm Mezo Amerika uygarlıklarının ortaklaşa kullandıkları karmaşık takvimi icat ettikleri kesin gibi görünüyor. Tüm Mezo Amerika uygarlıklarının (yine muhtemelen Olmeklerden miras kalmış olan) taban sayısı olarak 20 rakamını kullanması olgusu bu sistemin temeliydi. Mezo Amerika takvimi, paralel giden iki takvimin bir birleşimiydi. ilki, 20 günlük 18 “ay”dan ve 365 günlük yılı tamamlamak için 5 “ölü” günden oluşan güneş yılı takvimiydi. İkincisi, 20 gün adından ve 1’den 13’e kadar olan rakamların 260 günlük bir toplama ulaştığı “kutsal” bir takvimdi. 260 gün hesabının benimsenme nedenleri bilinmiyor ve bu, bilinen astronomik döngülerden hiçbirine denk düşmez, iki takvim, başlangıç noktasına tam olarak sadece her 52 yılda bir geliyordu. Bu, tüm Mezo Amerika uygarlıkları için olağanüstü önemde bir zamandı, çünkü döngünün tamamlanması, dünyanın sonuna ve güneş doğamadığı için ebedi gecenin çökmesine işaret edebilirdi.

mezo-amerika-takvimi

Olmeklerin bir diğer büyük katkısı tüm Mezo Amerika uygarlıklarmda kutsal bir işleve sahip gibi görünen top oyununu (MÖ 500 dolaylannda) icat etmeleriydi. Etrafı duvarlarla çevrili büyük bir avluda iki takım küçük bir kauçuk topu, muhtemelen ellerim kullanmadan duvarda yükseğe takılmış bir “halkadan” geçirmeye çalışıyordu.

MÖ 400 dolaylanrıda La Venta’nın yıkılmasından ve Olmek kültürünün son bulmasından sonra, yaklaşık 500 yıl boyunca tüm Mezo Amerika’yı etkisi altina alan büyük bir toplum veya devlet söz konuşu olmadı. Bu dönemin en önemli yerleşimleri Oaxaca vadisindeydi. MÖ 500 dolaylarından itibaren, üç vadinin birleştiği yerden 2000 metre yukarıdaki bir dizi tepede bulunan Monte Alban, ana vadideki tüm tarımsal yerleşmeleri hakimiyeti altına aldı.

monte-alban

Burası çevre yöreden şüphesiz haraç olarak gelen yiyecek alımına bağımlı elit bir tabakanın tören ve idare merkeziydi. Merkezi bir meydanın çevresinde inça edilmiş bir dizi yapı ile bazı konut toplulukları ve zanaat üretim alanları vardı. Büyük bir savunma duvarının inşa edildiği MÖ 200 dolaylanndan itibaren Monte Alban süratle büyüdü; zirvesindeyken nüfusu yaklaşık 20.000’di. Muhtemelen Zapotekçe konuşan toplum, çevre bölgeye hükmediyordu ve gücü savaş ve fetihlere dayanıyordu. Bu yerleşmede (okunamayan) ilk hiyeroglif metinlerden bazıları bulunur; ancak bu metinler savaş ve kentlerin fethini anlatır. Yapıtların bir çoğuna “Danzantes” diye bilinen 300’den fazla bir dizi garip figür yontulmuştu.

danzantes

Çoğu, savaş esirleri oldukları varsayılan garip şekiller almış parçalanmış bedenleri sergiler. Bu mahal, ne oldukları bilinmemekle beraber törensel işlevlere de sahipti. J binası olarak bilinen bir yapı buradaki yapılara kıyasla tuhaf bir şekilde konumlandırılmıştı. Muhtemelen, güneşin Monte Alban’ın üzerinde iki zirve geçişinden ilkinde, Capella’nın güneşe yakın olarak yükselişiyle bağlantılıdır. Bu nedenle bir “gözlem evi” değildi, daha çok takvimdeki özellikle önemli bir anı belirlemek için kullanılıyordu.