Yeni Kaledonyalılar daha belirgin bir dini İnanç sergilerler, “ölü er­kekleri” bir tür tanrı olarak gösteren bir sözcüğe sahiptirler ve ölmüş kabile şeflerine isimleriyle dua edilir. Hayatta iken kabile şefi bir yük­sek rahip gibi hareket eder ve yüksek sesle şu anlama gelen dua eder; ‘Merhametli babamız, işte senin İçin biraz yiyecek, onu ye ve bize kar­şı bundan dolayı merhametli ol,’ bu merasimi şölen ve dans takip eder, W. Turnrr Ancltyum yerlilerinin ruhların ölümle bedeni terkedip. adanın batı ucuna gittiklerine, bura­dan denize dalıp Umatmas denilen ve biri İyiler diğeri kötüler için, iki boyutu olduğuna inanılan ruhların barındığı yere yüzdüklerine inandıklarını söyler. Cennetleri bol miktarda iyi cins yiyecek ve içecekle sınırlıdır.

kaledonya1

Bununla beraber Yeni Kaledonya’da ölenlerin ruhlarının bakir bir kırsal alana gittiği kabul edilir. Her beş ayda bir, yiyecek yığınlarının ha­zırlandığı bir ruh geceleri vardır. Yaşlı erkek ve kadınlar bir mağarada gizlenir ve tuhaf bir şekilde şarkı söyleyerek saf gençlere ölülerin ruh­larını temsil ederler, bunu dışarıda vahşi danslar takip eder. Bu İnsanların dualarında belli bir birlik olduğu söylenebilir. Göz için bir tanrıya, kulak için bir başkasına dua ederler, böylelikle kendilerine doğru ge­len mızrağı görebilmeyi, düşman yaklaştığında vaktinde işitebilmeyi di­lerler. Hastalığı belli hastalık yapıcıların meydana getirdiğine inanırlar; ve özellikle Tanna adasında karşılaşılan durum böyledir, burada yiye­ceklerin artıkları yakılır, bununla, tamamen yandığında bu kişinin öle­ceği düşünülür. ‘Bir kişi kendisini hasta hissettiğinde, hasta-yapıcıya bir çağrı yahut dua ve bir hediye sözü olarak bir kavkı saatlerce üfle­nir.

kaledonya2

Yeni Kaledonya’da aynı zamanda bir yağmur yağdırıcı rahipler zümresi vardır. Yöntemleri mezardan çıkarılmış bir cesedin iskeletine su doldurmaktır. Neredeyse her ailenin rahibi vardır ve kabile önderi yüksek rahiptir. İnsanlar banyan ağacı kümesini kutsal koru olarak kullanırlar, bazı Kutsal taşlara saygı duyarlar. Buna mukabil Mallikolo’da her köyde, her Kutsal evde, insanlar gibi giydirilmiş mumyalara benzer şe­kilde boyanmış Kutsal nazarıyla bakılan üç ya da dört heykel vardır. Bü­tün İlahlar habis varlıklar olarak kabul edilir. Ruh kovuculuk ve büyü­cülük en yaygın İnançtır. Adalarının tanrılar tarafından suların içerisin­den çekilip çıkarıldığına İnanılan bir gelenekleri vardır, buna göre er­kek ve kadınları da daha sonra bu tanrılar yaratmıştır.

kaledonya3

Kaptan Cook bir Yeni Kaledonya kabile şefinin mezarıyla karşılaş­mış; mezar, zemine dik konulmuş mızraklarla, kargılarla, kısa kürekler­le vs. süslenmiştir. Turner’a göre ölünün bedeni bir kuşak ve bir kabuk pazıbentle süslenir. E1 ve ayak parmakları uzatıp kesildikten sonra kut­sal kalıntı olarak korunur. Mezara bir hasır veya altlık yayarlar ve baş dışında bedenin tamamını gömerler. On gün geçtikten sonra dostları kafayı burarak çıkarırlar, tırnakların yanı sıra dişleri ve kafatasını da ka­lıntı olarak muhafaza ederler.

kaledonya4

Solomon Adalarında ölü erkeklerin -ki bunlar büyükbabalardan ile­ri gitmez- ruhlarına saygı gösterilir. Sıradan erkeklerin başıboş gezdik­leri civardaki bir adaya gittiklerine inanılır; daha seçkin olanların dost­larının yakınlarında kaldığı ve kendilerine dua edilip kurban sunuldu­ğunda, yardım ettiklerine inanılır. Babadan oğula aktarılan belli dualar içten okunur. Büyücülük ve büyülere ziyadesiyle itibar edilir ve aynı şe­kilde köpek balıklarına saygı duyulur. Kano-ardiyeleri çoğunlukla kut­sal binalara dönüşmeye elverişli biçimde görünürler. Ölmüş olan çeşit­li insanların hayaletlerini temsil eden ağaç işleme figürlerle süslenirler. Bazı durumlarda bunların önüne yiyecekler konur ve bunların kaldırıl­masının ölülerin cezalandırmasına neden olacağı kabul edilir, fakat Solomon Adalarındaki bu ağaç işleme figürlerin çoğunun dini anlamı yok­tur.