MÖ. 10 Bin yıllarında dünya nüfusu 4 milyon civarındaydı.Buzulların geri çekilmesiyle dengelenen iklim sayesinde yavaş yavaş yerleşik hayata geçmeler başladı. Tarımın insanlar tarafından benimsenmesi tarihimizin en temel değişimiydi. Hayatları rahattı çok az gayretle yemek ihtiyaçlarını karşılıyorlardı.Serbest zaman eylemleri için geçirmeleri gereken onca zaman vardı.Tarıma bu kadar geç başlamanın sebebi de buydu. Ekip biçmeye bel bağlayacak olsalar zor bir kışı geçiremeyebilirlerdi. Son teorilere göre nüfusun fazla olduğu bölgelerde serbest halde zor bulunan yiyeceklerden dolayı tarımın ortaya çıktığı yönünde.

*İlk çanak çömlekler Comon toplayıcıları ve avcıları tarafından bu zaman diliminde Japonya’da üretilmiştir.

ilk-comlek

ilk-comlek

Evcilleştirilmiş olan ilk hayvan büyük bir olasılıkla kurttu. Yiyecek elde etmek için değilde evrilen köpeklerin dostluğuna daha çok ihtiyaçları vardı. Kurtta bu durumdan memnundu. İnsanlardan geriye kalan kemik kalıntılarını temizliyordu. Muhtemelen de ava yardım ediyordu. Evcilleştirilen ilk hayvanlar arasına koyun ve keçiyide alabilme mümkündür.

Tarımın ilk geliştiği yerler Levant’ti.

levant

Levant’tan Türkiye boyunca uzanarak İran’a kadar uzanan bölgelerde muhtemelen tarım ilk olarak yapılmıştı. Hayvanlar ilk defa Zagros dağlarında evcilleştirilmiş daha sonra batı bölgelere yayılmış gibi görülmektedir. İlk evcilleştirilen hayvanlardan olan koyun ilk kez Güney Anadolu’da evcilleştirilmiştir. Büyük olasılıkla Batı Asya muflonu ve İran yaban keçisiydi. Buğday evcilleştirilen ilk tahıldı. Bunun yanında arpa ve çavdarda bulunsa da buğday dayanıklı ve verimliydi. Levant’te aynı zamanda geyik sürücülüğü yapılmaktaydı. Kontrollü olarak sürülen geyikler belli bölgelerde tutuluyordu. Ne var ki buzul çağının bitmesiyle hava 2000 yıllık zamanda iyice ısınmış ve bu coğrafya kuraklaşmıştır. Bu durum sonucunda tarıma daha fazla sarılmışlardı. Kurak topraklarda hazır yiyecekler bulmak zordu.

Bu tarım arazilerinin kesin olarak bulunduğu ilk dönem MÖ 7500 civarıdır. Eriha denilen bölgede( Şimdi ki Filistin toprakalarında) yapılan bu tarım maalesef gelişmemiş olan arkeolojinin kurbanı olmuştu. Yinede 44 dönümlük arazide yetiştirilen bikilerin ve yapılan evlerin izleri net bir şekilde görünüyordu. Yine Natuv Hagdud bölgesinde de bu şekilde tarımsal faaliyetlerin yapıldığı görülmüştür.Çiftçiliğe geçişin ilk aşaması Güneydoğu Anadolu bölgesinde MÖ 9000 lerde olmuştur. Zavi-Çemi Şanidar  mahallesi bunun için kullanılmıştır. Yine Mezopotamya da bulunan Ali Koş köyüne MÖ 8000 de yerleşilmiştir. Anadolu’da bulunan Hacılar köyü MÖ 6700 civarı arpa ve buğday yetiştiriyorlardı. Ayrıca tam evcilleştirilmeseler de koyun ve keçi besliyorlardı. Fazla zaman geçmeden MÖ 6000 de Çatal Höyükte  büyük bir yerleşim yeri kuruldu. Burası Erihadan bile büyüktü 1400 küsür dönümlük bir alanı kaplıyor ve 5000 nüfusa sahipti. Güneşte kurutulmuş tuğlalardan inşa edilmiş evler vardır. Duvarlarındaki resimler günümüze kadar uzanmıştır. Fakat yapılan bazı ayinlerde öküzlerin ve kadınların aynı karede bulunmaları eşitlikçi anlayışın diğer yerlerden daha geride durduğunu göstermektedir.

catalhoyuk

Çatal Höyük temsili

catalhoyuk

catalhoyuk

Çatal Höyük'te bir ev TEMSİLİ

Çatal Höyük’te bir ev TEMSİLİ

Çatal Höyük’te çok iyi alet yapılırdı. Yanardağ kökenli taşlar kullanılan bu aletler bölgeye başka yerlerden büyük olasılıkla alışveriş usulü ile gelmişti. İlginç bir gelenek olarak cenazeler ilk önce açık bir alana bırakılır yabani hayvanlar tarafından yenen cenazeler daha sonra evlerin içine gömülürdü. Bu dinsel bir tören olarak düşünülebilir. Benzer bir durum Yezidi geleneğinde de bulunmaktadır. Yezidiler Kutsal taşlarının üzerine koydukları ölülerini akbabaların yemesine izin verirler ve delik olan bu taştan aşağı bir bölgeye düşen geriye kalan kemikleri ise topladıktan sonra gömerledi

Çiftçilik arttıkça nüfusta arttı 100 yıl içinde %10 oranında artan bir nüfus vardı. Bu durum sonucunda domuzlarda evcilleştirildi. Bunun örnekleri yine Anadolu topraklarından çıkmaktadır. Çayönü.

Çiftçilik artık yavaş yavaş tüm dünyaya yayılmaya başlamış ve yerleşkeler hızla çoğalmaya başlamıştı. İnsanoğlunun serüveni artık sosyal yapıların güçlenmesiyle hızlanacaktı.

Asya’da bunlar olurken buzul çağının bitmesiyle birlikte bir çok hayvanın yok olması ve doğudan gelen yerleşik hayat sesleri,avcı ve toplayıcı buradaki insanlarda büyük bir değişim zamanının geldiğini söylüyordu. Yunanistan’daki ilk tarımsal yerleşme MÖ 6000 dolaylarında oldu. Tesalya’da Argissa Manghula ve MÖ 5500 de Nea Nikomedia. İtalya’da ise bu yerleşkeler MÖ 5000 de Tavoliere ovasında gerçekleşmiştir.

İlk yerleşik hayat çalışmalarının çoğu başarısızlıkla sonuçlansa da bu girişimler terk edilmiyordu. Daha verimli yerlere yerleşiliyor ve buralarda çiftçilik çalışmaları devam ettiriliyordu. Bir kaç hane bir süre sonra köye dönüşmeye başlıyor ve evler genişliyordu.

Dublin’in Newgrange bölgesinde bulunan MÖ 3300 civarında yapılmış olan geçit mezarlar bulunmuştur. 19 metre yüksekliğe sahip olan bu geçitte insanlar ölümü ve yeniden yaşamı kutluyorlardı. Ayrıca bu yapıt aynı zamanda insanların astronomide de başarılı olduklarını göstermektedir.

newgrange

Newgrange Geçit Mezar

İngiltere’nin Stonehenge bölgesinde MÖ 2800 yıllarına ait taştan yapılmış 1000’e yakın daire bulunur. Fransa’nın Carnac bölgesinde ise daire şeklinde değil ancak düz bir şekilde metrelerce uzanan dik taş toplulukları bu dönemden kalmıştır.

stonehenge

Stonehenge

 

Carnac Temsili

Carnac Temsili

Bu yapıtların ay döngüsünün en düşük ve en yüksek noltalarına doğru yönlendirilmiştir.

Nil Vadisi bölgesinde ise ilk köyler MÖ 4300 ilk tarım ise bundan yaklaşık 750 yıl sonra ortaya çıktığı görülür.

Mezopotamya ve Levant sonrasında tarımın yapıldığı ikinci bölge Çindir. MÖ 6500 yıllarında prinç ilk kez burada evcilleştirildi.  Balıkçılık ve küçük kuş avcılığı da geçim kaynakları arasındaydı. İklimin sert geçtiği erlerde darı yetiştiriliyordu. MÖ 5500 yıllarında Batı Asya’dan bağımsız olarak domuzu ve MÖ 5000 li yıllarda dünyada ilk kez tavuğu evcilleştirmişlerdir. MÖ 4800 de derin savunma hendeklerinin çevirdiği köylerde yaşamaktaydılar ve manda bir yük hayvanı olarak kullanılmaktaydı. Çömlekçilik ve yeşim taşıyla sanat ilerliyor ve alışverişlerde kullanılıyordu. Kaplumbağa kabuğu işlemeciliği de yapıyorlardı. Yeşimlerle gömülmüş bir insan mezarının yan tarafında ölüyle birlikte kurban edilen insanların bulunduğu mezarlarda vardı. Çatışmalar şimdiden başlamış kuyulara atılmış başsız cesetler bulunmuştu.Din daha karmaşık bir haldeydi. Buğday ve arpa MÖ 2500 yıllarında Çine Batı asyadan gelirken yine u şekilde Çin den de batıya prinç yayılmıştır.Koyun ve keçi daha sonra Çine gelmiştir, zaten kendilerinin evcilleştirilmiş ve tarımlarına yön veren evcil hayvanları bulunduğu için koyun ve keçinin eksikliğini veya fazlalığını hissetmemişlerdir.

Mezo Amerika şu anki Meksika ortasından Nikaragua’ya kadar uzanan latin amerikadaki bölgenin adıdır. Burada ilk evcilleştirilen bitki su kabağıdır.

 

Su Kabağı

Su Kabağı

Helvacı kabağı ve Bal kabağı önceleri su kapı olarak kullanılmaktaydı. İlk önce çekirdeklerinden, evcilleştirildikten sonra ise tatlarından yararlanıldı. Bunlara daha sonra domates, avakado, kımızıbiber dahil oldu. Evcilleştirilen en önemli bitki mısırdı. MÖ 3500 yılında Mısırın atası Guadajara’nın dağlık kesimlerinde bulunan teosinte adı verilen bir ottur. Ancak ilk başlarda 5 cm gibi bir boya sahip olan mısırın evcilleştirilmesi kolay olmamıştır.

Sol tarafta mısır, Sağ tarafta teosinte

Sol tarafta mısır, Sağ tarafta teosinte

MÖ 2500 civarında Orta Amerika’da ayçiçeği evcilleştirilmiştir.Kuzey Amerika’da MÖ 3000 de And dağlarında muhtemelen Lama ve Alpaka’nın evcilleştirilmesiyle birlikte kinin bikisi de evcilleştirildi. Bu iki türde kinin ile besleniyordu. MÖ 7000 den itibaren koyun ve keçi güdüyorlardı.

Çiftçilik insanları bir arada tutuyordu. Bu şekilde nüfus hızla artarken hayvanları da kendi bölgelerinde tutmak için evcilleştiriyorlardı. MÖ 10 binden sonra 7 bin yıl boyunca bu şekilde ilerleyen yaşam yerleşik yaşam olarak bilinmekteydi. Hala avcı ve toplayıcı gruplar da bulunmaktaydı. Yerleşik hayat tarih kitaplarından da bileceğimiz gibi kültürün geliştiriyordu. Anadolu toprakları bu kültürün yansımasıyla doludur. Buna gereken önemi verip vermediğimiz tartışmaya açık bir konudur. Ancak kesin olan bir şey var ki buzulların çekilmesinden sonra insanlık çok büyük bir kültürel değişmeye uğradı. Planlı üretim arttı ve bu duruma bağımlı hale gelen insanlar şehirlerde sosyal zorbalıklara  başladı.Aynı zamanda evcilleştirilmiş olan hayvanlara yakın yaşamak çeşitli hastalıklara neden oldu. Avcı-toplayıcı gruplar hastalıkları barındıracak kadar büyük değildi.Kızamık hastalığı köpeklerden ve sığırlardan insanlara geçmiştir yine çiçek hastalığı da ineklerin memelerinde görülen bir hastalıktan türemedir. Gribin kökeni domuzlar ve tavuklardır. Bildiğimiz sıradan nezle ise atlardan insanlara geçmiştir.

HASAN FIRAT

*Son 20 yıl içerisindeki bilimsel gelişmelerden yararlanılarak yazılmıştır.

Bu ilerlemeler neticesinde netleşen veya değişen durumlar, yeni bilgiler yazı içerisine eklenmeye devam edilerek güncellenecektir.