orneo’nun Deniz-Dayaklarının (Sea-Dyaks), Batava diye adlandırı­lan bir baş tanrıları vardır. Sanskritçe olan bu tabir muhtemelen Dayakların Java Hindularıyla daha önceki münasebetlerinin bir kalıntısıdır (Low, ‘“Saraıvak”). Ayrım gözetmeksizin takdimeler sunduktarı iyi ve kö­tü ruhları vardır, bununla beraber büyük payı kötü ruhlar alır. Bütün hastalıklar, talihsizlikler, şanssızlıklar ve ölümler bunlara atfedilir. Bel­li mevsimlerde bu ruhlarla yarenlik etmek için ormanlara giderler. Ayın belli dönemlerinde işlere ara verilir; kötü işaretler, sesler, belirtiler, rü­yalar ve ölümlerle çalışmadan bir hayli zaman kaybederler.

 

İç bölgelerdeki Dayakların “Tuppa’ ya da “Jerroang” denilen baş tanrıları vardır, bu iyilik severdir, barış ve hasat bayramlarında her zaman kendisine başvurulur; fakat güneş ve ayla birlikte, tesir dönemi içerisine girmiş olan her zümreden Dayakların tapındıktarı, Rajah Brooke isimli bir başka tanrıları daha vardır. Savaş tanrılan iyilik sever de­ğildir ve bir orangutan gibi başı kırmızı çirkin saçlarla kaplı öfkeli ve vahşi görünüme sahip olarak tasavvur edilir.

 

Deniz-Dayakları arasında boş inançların hemen her türüne rastlanır; ve bunun doğal bir sonucu olarak, büyücü-hekimler veya rahipler var­dır. Büyücü-hekimler genellikle yaşlı, kimi zaman kör ve sakattırlar, ödenen ücretlerle zenginleşirler. Kafatası-avcılığına hazırlık olarak yeni bir teknenin indirilmesi esnasında, üzerinde bulunan ruhlar yatıştırılıp beslenir. Bir evin inşasına kimi zaman ruhlar İçin bir köle kızın kurba­nı refakat eder. Hasta, gongiarla olabildiğince gürültü yapan bir insan topluluğunu etrafına toplayan büyücü-hekim tarafından iyileştirilmiş gi­bi görünür.

 

Burada iç bölgelerdeki Dayakların arasında yaygın olan boş inançla­rın ancak küçük bir bölümüne yer verilebilir. Bunlardan insanın hali hazır durumu hakkında anlatılanı ilginçtir: Başlangıçta insanların ruh­lardan eksik olan bir yanı yokmuş, eşit şartlarda savaşırlarmış; fakat nasıl olduysa bir vesileyle ruhlar insanların önüne geçmiş, hasımlarının gözlerini katranla ovmuş ve o zamandan beri rahipler haricinde insanlar artık ruh-düşmanlarını göremez olmuş.

 

Rajah Brooke’un bir elbise parçasının veya onun ayaklarının yıkan­dığı suyun toprağa gömülmesinin ya da onun bizzat köylerinde bulun­masının mahsûlün iyi olmasını sağlayacağına inanırlar. Tabu yaygındır ve her zaman olayları, özellikle tesadüfleri açıklayacak bir boş inançları vardır. Dayaklar arasında Hindu dininin izlerine rastlanır.

 

Dayakların cenaze törenleri ölünün gömülmesine de yakılmasına sahne olur. Bazı durumlarda cesetler direkler üzerindeki tabutlara ya da yüksek bir platforma konur. Silahlar, süs eşyaları, yiyecekler ve mallar çoğu kez ölüyle birlikte gömülür. Bazı durumlarda bayraklar­la süslenmiş tekneler, dünyayı terkeden ruhların yolculuklarında kullanmaları amacıyla mezarların yanına yerleştirilir. Bir kabile liderinin ya da seçkin birisinin ölümü halinde, birkaç Dayak kabilesi insan kurbanlar sunarlar; çoğu kez köle olan kurbanlar kabile liderine öte dünyada eşlik etmeye zorlanır.”Bazı Dayak kabileleri arasında, en azından bir kabile lideri için, çocuklarından biri öldüğünde dışarı fırlayıp, karşılatığı, ilk kişiyi o bir kardeşi olsa bile, öldürmek bir adetti”

borneo-11 borneo-21 borneo-31 borneo-41 borneo-51 borneo-71 borneo-81 borneo-91 borneo-101